İnanmak ve azim, başarmanın olmazsa olmaz en temel unsurları diye düşünüyorum. İnanmadığın bişeyi sevemeyeceğin gibi, azim etmende pek mümkün gözükmüyor.
4 Eylül 2012 Salı
3 Eylül 2012 Pazartesi
Eksikliği Hissedilmek
![]() |
| -(k) = eksik diye okuyunuz :) |
Yeri kolayca doldurulabilen biri olmak, aslında olmamak değil mi?
Biraz daha ileri gideyim, yokluğumuz biri veya birilerinin fena halde canını acıtmıyorsa, yeni ufuklara yelken açma vaktidir.
Not : Bir iş ortamındaki tecrübeden hareketle yazılmıştır, farklı yorumlanılmaya :)
2 Eylül 2012 Pazar
Kırmızı ve siyah, uyumu en iyi olduğunu düşündüğüm iki renk.
Merhaba Yeniden :)
Benim burcumdaki ve karekterimdeki insanlarda bulunan bir özellik varmış; ters düşsek bile saygı duyulmaya devam edilirmişiz, öğrendiğimde hoşuma gitmişti, hâlâ gidiyor...
Bi de boğazında kaldıklarım ve boğazımda kalanlar var, her iki gruptakilere de selam olsun...
Merhaba Yeniden :)
Benim burcumdaki ve karekterimdeki insanlarda bulunan bir özellik varmış; ters düşsek bile saygı duyulmaya devam edilirmişiz, öğrendiğimde hoşuma gitmişti, hâlâ gidiyor...
Bi de boğazında kaldıklarım ve boğazımda kalanlar var, her iki gruptakilere de selam olsun...
1 Mart 2012 Perşembe
Tercih
Kimden alacağıma ve kime satacağıma karar verebildiğime göre, bu özgürlüğümü niye kullanmayayım ki?
2 Ocak 2012 Pazartesi
Eskisini de sevmiştik
Şimdi bu 2012 geldiya, hoşgeldi sefa geldi.
Size ne getirdi bilmem ama bana getirdiğine pek bi sevindim. Epeydir, hazırlık bâbında bir şeyler oluyordu zaten...
Sorunlar karşısında, sorun'un kendisine değil, çözüme odaklanmayı ve kararlılıkla hedefe kilitlenmeyi getirdi.
Tamda ihtiyacım olan şeylerden biriydi, Rabbime binlerce şükürler olsun, yeni yıl ile bana gönderdiği hediye için.(gerçi Rab'ın çokta umrunda olduğunu zannetmiyorum yeni yıl'ın ama denk geldi işte)
Astrolog abi ve ablalara göre 2012 biraz karmaşık bi yıl olacakmış, oh oh bu da güzeell; nede olsa kurt puslu havayı sever :)
Size ne getirdi bilmem ama bana getirdiğine pek bi sevindim. Epeydir, hazırlık bâbında bir şeyler oluyordu zaten...
Sorunlar karşısında, sorun'un kendisine değil, çözüme odaklanmayı ve kararlılıkla hedefe kilitlenmeyi getirdi.
Tamda ihtiyacım olan şeylerden biriydi, Rabbime binlerce şükürler olsun, yeni yıl ile bana gönderdiği hediye için.(gerçi Rab'ın çokta umrunda olduğunu zannetmiyorum yeni yıl'ın ama denk geldi işte)
Astrolog abi ve ablalara göre 2012 biraz karmaşık bi yıl olacakmış, oh oh bu da güzeell; nede olsa kurt puslu havayı sever :)
27 Aralık 2011 Salı
Tahterevalli!
Tahterevalli!
Bazen iner bazen çıkar. Hayat gibi...
Çıkarken fazla sevinmemek, inerken fazla üzülmemek, her inişin bir çıkışı, her çıkışın bir inişi olduğunu unutmamak gerek.
En dip yaptığımız anlarda, belki de sevinmek bile lazım, zirve yapacağımız ânın umuduyla.
Zirve yaptığımız anlarda ise, belki de ürkmek lazım, dip yapacağımız ân sırada diye.
İşte hayat, bu ikisi arasında(dip-zirve, iniş-çıkış, mutluluk-hüzün) gidip gelirken yaşadıklarımız :)
Dip Not; Bi kursa başladım. Toplam bir ay sürecek, hızlandırılmış bir dil kursu. Haftada iki gün gidiyoruz, ikişer saatten dört saat toplamda. İlk hafta bi hoca geliyordu. Genç, alımlı olmayan, acemice hareketler yapabilen ama bi şekilde dersini anlatan biriydi. Bazılarımız, kendisine ve ders anlatma şekline alışmış, bazılarımız alışamamış, bazılarımız ise ikisinin arası idi.
Bugün bir baktık hoca değişmiş. Orta yaş grubunda, mesleği dil öğretmek olduğu belli olan, olaya hakim, ne istediğini bilen biri.
Bazılarımız ders anlatma şekline alıştı, bazılarımız alışamadı, bazılarımız ise ikisinin arasında :)
Biliyormusunuz? birinci hocadaki bazılarımız ile ikinci hocadaki bazılarımız tamamen değişik isimler.
Her şey(sınıf, öğrenciler, oturma düzeni, saat) aynı, hoca değişti, her şey değişti...
Hayat, biraz da böyle bir şey.
Bazen iner bazen çıkar. Hayat gibi...
Çıkarken fazla sevinmemek, inerken fazla üzülmemek, her inişin bir çıkışı, her çıkışın bir inişi olduğunu unutmamak gerek.
En dip yaptığımız anlarda, belki de sevinmek bile lazım, zirve yapacağımız ânın umuduyla.
Zirve yaptığımız anlarda ise, belki de ürkmek lazım, dip yapacağımız ân sırada diye.
İşte hayat, bu ikisi arasında(dip-zirve, iniş-çıkış, mutluluk-hüzün) gidip gelirken yaşadıklarımız :)
Dip Not; Bi kursa başladım. Toplam bir ay sürecek, hızlandırılmış bir dil kursu. Haftada iki gün gidiyoruz, ikişer saatten dört saat toplamda. İlk hafta bi hoca geliyordu. Genç, alımlı olmayan, acemice hareketler yapabilen ama bi şekilde dersini anlatan biriydi. Bazılarımız, kendisine ve ders anlatma şekline alışmış, bazılarımız alışamamış, bazılarımız ise ikisinin arası idi.
Bugün bir baktık hoca değişmiş. Orta yaş grubunda, mesleği dil öğretmek olduğu belli olan, olaya hakim, ne istediğini bilen biri.
Bazılarımız ders anlatma şekline alıştı, bazılarımız alışamadı, bazılarımız ise ikisinin arasında :)
Biliyormusunuz? birinci hocadaki bazılarımız ile ikinci hocadaki bazılarımız tamamen değişik isimler.
Her şey(sınıf, öğrenciler, oturma düzeni, saat) aynı, hoca değişti, her şey değişti...
Hayat, biraz da böyle bir şey.
17 Aralık 2011 Cumartesi
Biliyormusun?
Biliyormusun?
Saçımı 3 numaraya vurdurdum, ilk zamanlar üşüdü biraz kafam ama çabuk alıştım. Bilirsin çabuk alışırım, bi arkadaşımın deyişiyle "sat komandoları" gibi, hayatın getirdiklerine alışmaya alışkınım.
Biliyormusun?
Kaşlarım çatılıyor ama hâlâ düzeltemiyorum bir türlü, özellikle konsantre gerektiren durumlarda...
Biliyormusun?
Çocukları daha çok seviyorum son birkaç yıldır. Zannediyorum nedeni; verilen sevginin tam karşılığını veriyor olmaları... Haa sen buna sevgini değiş tokuş ediyorsun diyebilirsin ama ben duygunun anlam bulması diyorum. Ve hatta "duygu" ya da "duyu"nun bir iletişim dili olduğunu düşünmeye başladım, his varya, hah işte ondan bahsediyorum.
Biliyormusun?
Akıllılarla daha rahat anlaşabildiğimi anladım. Hatta sevmem de gerekmiyor şahsı, sevmesem de anlaşabiliyorum.
Biliyormusun?
Elma demeyi ve alma demeyi artık çok daha rahat yapabiliyorum. Elma dediğim birine, aynı zaman diliminde alma dediğim de oluyor. Karşımdaki için bu durum biraz sıkıntılı olabiliyor ama benim için değil....
Biliyormusun?
Bu aralar başım belada! Allah'tan, yara izlerime bakıp aklımı başıma toplayabiliyorum. Umarım aynasız kalmam, yara izlerime bakabileceğim ayna, anladın değil mi.
Biliyormusun?
.
.
.
Saçımı 3 numaraya vurdurdum, ilk zamanlar üşüdü biraz kafam ama çabuk alıştım. Bilirsin çabuk alışırım, bi arkadaşımın deyişiyle "sat komandoları" gibi, hayatın getirdiklerine alışmaya alışkınım.
Biliyormusun?
Kaşlarım çatılıyor ama hâlâ düzeltemiyorum bir türlü, özellikle konsantre gerektiren durumlarda...
Biliyormusun?
Çocukları daha çok seviyorum son birkaç yıldır. Zannediyorum nedeni; verilen sevginin tam karşılığını veriyor olmaları... Haa sen buna sevgini değiş tokuş ediyorsun diyebilirsin ama ben duygunun anlam bulması diyorum. Ve hatta "duygu" ya da "duyu"nun bir iletişim dili olduğunu düşünmeye başladım, his varya, hah işte ondan bahsediyorum.
Biliyormusun?
Akıllılarla daha rahat anlaşabildiğimi anladım. Hatta sevmem de gerekmiyor şahsı, sevmesem de anlaşabiliyorum.
Biliyormusun?
Elma demeyi ve alma demeyi artık çok daha rahat yapabiliyorum. Elma dediğim birine, aynı zaman diliminde alma dediğim de oluyor. Karşımdaki için bu durum biraz sıkıntılı olabiliyor ama benim için değil....
Biliyormusun?
Bu aralar başım belada! Allah'tan, yara izlerime bakıp aklımı başıma toplayabiliyorum. Umarım aynasız kalmam, yara izlerime bakabileceğim ayna, anladın değil mi.
Biliyormusun?
.
.
.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

